Dr. Tanju YILDÖN & Tıp Bilim Eğitimi

Özafajial Leiomyoma tanısında baryumlu grafiler yardımcıdır. Düzgün sınırlı dolma defekti tipiktir. Endoskopi’ de Submukozada hareketli bir kitle görülür. Endoskopik biyopsi ameliyat esnasında perforasyon riskini artıracağı için yapılmamalıdır.


Leimyoma, Özofagusun en sık görülen benign tümörü olup % 90’ı alt 2/3 özofagusta (düz kas orjinli oldukları için) saptanır.

Leimyomalar özofagusun en sık görülen benign tümörleridir. Otopsi serilerinde %0,05 ile 5,1 oranında saptanmıştır. İlk olarak 1761’de Morgagni tarafından tanımlanan leiomyomlar, düz kas kaynaklı hücre tümörleri olup özofagusun muskularis propria tabakasından köken almaktadırlar. Leiomyomlar genellikle küçük boyutlarda ve asemptomatik seyirlidirler. Boyutları büyüdükçe, neden oldukları semptomlarla ya da insidental olarak saptanırlar

Özofageal leiomyomların tedavisinde önerilen cerrahi işlem enükleasyondur. Nadiren rezeksiyon gerekir. Cerrahi, tümör boyutu ve sayısına göre açık cerrahi ya da minimal invaziv teknikler ile yapılabilir. Üç cm’nin altındaki leiomyomlar endoskopik submukozal rezeksiyonla (EMR) çıkarılabilir. Aynı zamanda torasik özofagusun üst 2/3 kısımında lokalize lezyonlarda video yardımlı torakoskopik cerrahi uygulanabilir


ÖZOFAGUS HASTALIKLARI - PDF Ücretsiz indirin

Leimyom özofagusun en yaygın görülen benign neoplazmıdır. Erkeklerde kadınlara göre 2 kat daha fazla görülürken, 3.-4. dekatlar arasında insidansı pik yapar. Genellikle farklı büyüklüklerde, yuvarlak ve oval biçimli, düzgün kenarlı asemptomatik lezyonlar olup, sıklıkla insidental saptanırlar. Bazen lobüle olup, özofagus duvarını çepeçevre sarabilirler. Düzgün kenarlı olmalarına rağmen her zaman kapsüllü olmayabilirler. Leiomyomlar sıklıkla özofagusun orta ve alt 1/3’lük kısımında ve düzgün sınırlı, submukozal kitle şeklinde ortaya çıkarlar

En sık karşılaşılan semptomlar; disfaji, nonspesifik göğüs ağrısı ve retrosternal ağrı, daha seyrek olarak da regürjitasyon, epigastrik hassasiyet, nefes darlığı ve kilo kaybıdır. Hastalarımızda en sık disfaji ve retrosternal ağrı gözlenirken, en büyük tümör çapına ulaşmış olan hastamızda şiddetli bulantı ve kusma gözlendi. Tanı özofagogram, özofagoskopi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile konur. Özellikle özofagoskopide mukoza bütünlüğünün korunmuş olması ve lümene doğru büyümüş düzgün sınırlı lezyon olması karakteristiktir

Leiomyomalar için önerilen cerrahi tedavi enükleasyondur. Enükleasyon, lezyonun lokalizasyonu ve büyüklüğüne göre torakal, abdominal ya da endoskopik yoldan yapılabilir

Cerrahi yaklaşıma karar vermede tümörün tek veya multiple oluşu, büyüklüğü ve lokalizasyonu yol göstericidir. En çok tercih edilen yöntemler geçmişten bugüne lezyonun yerine göre laparotomi veya torakotomi ile enükleasyondur. Bizim çalışmamızda da üç olguda torakotomi ve iki olguda laparotomi yapılarak, herhangi bir komplikasyon olmadan leiomyoma enükleasyonla çıkarıldı. Orta özofagusta bulunan leiomyomalar için torakoskopik yaklaşımla da enükleasyon yapılabilir. Torakoskopik yaklaşımlar (VATS) daha çok leiomyomların tek olduğu ve boyutunun 1-5 cm olduğu durumlarda tercih edilmektedir. Literatürde 6 cm’den 10 cm’ye kadar lezyonların VATS’la çıkarılabildiği bildirilmiştir. Aynı zamanda bu yöntemle kardioözofageal bileşkenin 4 cm yukarısındaki leiomyomaların herhangi bir komplikasyon olmadan rahatlıkla çıkarılabileceği bildirilmiştir. Endoskopik yaklaşımlar da çeşitli lezyonların çıkarılmasında kullanılabilir.

Leiomyomaların çıkarılmasında endoskopik olarak submukozal rezeksiyon tercih edilebilir. İki cm’nin altındaki lezyonlar bu yöntemle çıkarılabilirler. Fakat endoskopik yöntemlerde kanama, perforasyon ve tam rezeksiyon yapılamaması gibi bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Zhao ve ark.’nın yaptığı 26 hastalık çalışmada submukozal tümörler endoskopik olarak çıkarılmış ve herhangi bir patolojiye rastlanmamıştır. Huang ve ark. yaptıkları çalışmada ise 2 cm’nin altında boyutu olan 3 vaka endoskopik submukozal rezeksiyonla çıkarılmış ve herhangi bir komplikasyona rastlanmamıştır.