Dr. Tanju YILDÖN & Tıp Bilim Eğitimi

Havana sendromu “pulsed radiofrequency-microwave radiation (RF-MW)” silahlara bağlı nörolojik tablo


Geçtiğimiz ay, ABD’de yeniden semptomları gözüken ve resmi devlet görevlilerini hedef alan frekans saldırıları medyada yer aldı. 2016-2017 yılları arasında Küba’da görev yapan Amerikalı ve Kanadalı diplomatlar üzerinde “ bilişsel sis” denilen baş dönmesi, denge kaybı, anksiyete gibi belirtiler göstererek günlük yaşam fonksiyonlarını zayıflatan vakalarla karşılaşılmıştır. Toplu olarak görülen bu semptomlar, araştırıldığında elektromanyetik dalga göndererek insan fizyolojisini etkilemenin mümkün olabildiği kanıtlanmıştır. Küba’nın başkenti Havana’da bu olaylar ortaya çıktığı için “ Havana Sendromu” olarak adlandırılmıştır. Özünde elektromanyetik dalga yayan mikro dalga silahları kullanılarak, insan fizyolojisinin özellikle beyin bölgesinin kritik etkileme alanları bilgilerini kullanarak, kişiyi uyarılarak etkisiz kılan bir silah saldırısıdır.

Mikro dalga silahları, yönlendirilmiş enerji silahları sınıfı içerisindedir. Elektromanyetik spektrumun mikro dalga kısmı bu amaçla kullanılır. Radyo dalgaları, cep telefonu sinyali, uydudan gönderilen dalga boyları elektromanyetik enerji olarak kullanılabilir. İnsanın yaydığı dalga ile herhangi bir radyo vericisinden yayılan 6-10 Hz dalga aynı frekanstadır. İnsana zarar verebileceği deneyle tespit edilmiştir. İnsanlara bu dalga boyları yönlendirildiğinde, beyindeki sinir hücrelerinin elektrik sinyallerini etkiler. Elektrik sinyalleri farklı ritimlerde beş dalga boyutlarını (Delta ,Teta, Alfa, Beta, Gama) yaratırlar. Her dalganın artışı insanın davranışında değişikliklere neden olur. Dışardan uyarıcı olarak elektromanyetik spektruma dayanan mikro dalga, hangi insan davranışına odaklanıyorsa o yönde dalga yayar. Hedef bireyin vücut ısısı, hormon düzeyi, kan basıncı ve fizyolojik birçok unsuru bilinçsizce uzaktan kontrol edilebilir. Bunu gerçekleştirmek için kalp atış hızı ve sindirimle ilgili olan, Delta dalga düzeyi (0.5- 4 Hz) uygulanmalıdır. 1-3 Hz arasındaki dalga boyu yükselmesi bireye gönderilirse kalbi yavaşlatılabilir kalp krizi oluşabilir, kan basıncı yani tansiyon yükseltilip beyin kanaması ile öldürülebilir. Elektromanyetik spektrumlu mikro dalga silahları, fark ettirmeden kitlelerin dna’sına zarar verebilir, kanseri tetikleyebilir, dikkat dağınıklığı, ruh halinde dengesizlikler yaratabilmektedir. Bireyi delirtmek ve intihara sürüklemek için, hipotalamusa yönlendirilen mikro dalgaların duygu değişimlerine yol açması, insanların zihinlerine kelimeler yerleştirip, kulaklarına ses vererek şizofren belirtiler göstermeleri, bipolar bozukluk ve en sonunda delirmeleri ve intihara sürüklenmeleri sağlanabilir. Yüksek enerjili mikro dalga silahları kendi içinde milimetrik mikro dalga silahları ve e- bomba olarak kendi içinde ikiye ayrılır. Milimetrik mikro dalga silahı, milimetrik dalga boyutunda elektromanyetik dalga yayar. Amerikan silah firması Raytheon tarafından geliştirilen ADT silahı (Active Denial System) 95 GHz frekansta, 3.2 milimetre dalga boyutunda elektromanyetik dalga yayan bir silahtır. İnsan vücudunda bulunan suyu buharlaştırarak dayanılmaz yanma hissi oluşturup uzun süre kişiyi felç edebilmektedir.

Üst modelleri geliştirilen bu silahın insansız hava araçlarına monte edilerek belirli bir bölgede bulunan terör örgütleri ve devlet düşman hedeflerini savaşma yeteneğini etkisiz kılmak için kullanılması planlanmıştır. E-bombalar elektromanyetik bombalarla şehrin elektrik şebekelerini ve tüm askeri kuvvet iletişim ve faaliyetlerini askıya alan insana zarar vermeyen elektronik harp tekniklerinden biridir. Yönlendirilmiş elektro manyetik spektrum silahları içinde yüksek güçlü sonik silahları grubu da yer alır. Ultrasonik ses dalgası, insanların beyninde yer alan duygu merkezi hipotalamusa etki ederek korku, endişe, depresyon gibi psikolojik ve bulantı, kusma, organların zarar görmesi, aniden ortaya çıkan yanıklar, çizikler ve ölümlere sebebiyet vermektedir. Sonik silahların büyük bir bölümü 1 Hz ile 30 KHz frekans aralığında kullanılmaktadır. Kendi içinde beş ayrı modeli olan sonik silahlar; Ses Ötesi (1 Hz ile 30 Hz arasında aşırı düşük frekans (ELF)-insanda fiziksel güçsüzlük ve isteksizlik yaratan, kulağın algılamadığı,140 desibel üzerinde ölümcül olan); Ultrason (20 KHz üzerinde insan tarafından duyulabilen, bedeni aşırı ısıtarak felç eden); Uzun menzillik akustik silahlar (150 desibellik ses yayan ve insanda fiziksel, psikolojik etkiler yaratan) ve ses tüfekleri/topları (görünmez sonik mermi olarak atılan insanda hızlı ölüm gerçekleştirebilen siahlardır. Mikro dalga silahların çalışma prensibi insan beyni üzerindeki çalışmaları baz alır.

Özellikle insan davranışları beyne yönetilen elektromanyetik dalgalarla nasıl değiştirilir araştırmalarını kullanır Nöro fizyoloji profesörü Jose M. Delgado (1969) bu alanda ilklerden sayılır. Delgado “Düşüncenin Fiziksel Kontrolü Psiko Medeni Bir TopLum” kitabında değindiği gibi insan beynine elektrot yerleştirerek, bu elektrotlara elektrik akımı göndererek, duygu ve düşünce değişiminin mümkün olabileceğini belirtmiştir. “Beynin Elektriksel Uyarımı” adı verilen bu teknoloji ,mikro dalga silahlarının nasıl etkilediğini açıklamaktadır. Davranış modifikasyonu denen bu çalışmalar, Amerikalı davranış psikoloğu Burrhus Frederic Skinner (1904-1990) tarafından radyo aracılığı ile halk kitlelerinin bilincini kontrol etmek için kullanılmıştır. Bu teknolojiye Radyo Hipnotik Beyinsel Kontrol adı verilmektedir. Rus bilim adamı Igor Smirnov tarafından Moskova ‘da kurulan Psikolojik Teknoloji Enstitüsü (Psychotechnology Research Institute), insan davranışlarının ve iradesini subliminal mesajlar (bilinçaltı) göndererek değiştirme üzerinde çalışılmıştır. Geliştirmiş olduğu zihin kontrol silahı “ Uyarıcı (psychotropic)” olarak adlandırdığı, bir sinir sistemi jeneratörü yardımıyla elektro manyetik dalgaları telefon sinyali, TV ve radyo frekansları aracılığıyla hedef kitleye göndererek davranışları etkileyebileceğini göstermiştir.

Sistemin özü, bilinçaltı mesaj göndererek bir kişinin davranışını değiştirmektir. İnsanın bilinçaltı stratejik bir alan olarak, elektromanyetik spektrumdan beslenen mikro dalga silahları kullanılarak bireyler ve kitleler kimin yaptığı tespit edilmesi zor bir şekilde etkisiz kılınabilmektedir. Sadece bireyleri etkisiz hale getirmek değil kitleleri de ayaklandırarak kaos çıkarmak mikrodalga silahları ile mümkündür. Amerikan donanması tarafından tasarlanan MEDUSA (Mob Excess Deterrent Using Silent Audio) projesi, öldürücü nitelikte olmayan bilinçaltına yönelik, uzaktan algılanmayan mikro dalga silahı ile kalabalıkları kontrol etmek için geliştirilmiştir . İnsanın en düşük frekans (ELF) ile beynin belirli bir bölgesinin uyarılarak sinirli hale gelmesini, şuursuzca saldırganlaşmasına imkan sağlamaktadır. Günümüzde cep telefonları bandı, insanın düşünce iletimini etkilemesi mümkün olan bant ile aynıdır. Bu bandı keşfeden Wilhelm Reich CIA da çalışan bir bilim adamı olarak, cep telefon sinyallerinin insan davranışlarını yönlendirme etkin bir araç olduğunu bulmuştur.

Çin’in 5 G teknolojisi ve cep telefonu markası Huawei’yi, ABD’nin bir ulusal güvenlik sorunu olarak görmesinin nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Elektromanyetik spektrumlu silahların, beyin çalışmalarından faydalanarak, gri bölge savaşlarında gizli bir örtülü operasyon aracı olarak ilk kullanan Sovyetler Birliğidir. Rusların, gizemli “ Ağaçkakan” adı verilen radyo düşük frekanslı mikro dalga sinyalinin, Moskova’daki Amerikan konsolosunun merkezi sinir sistemi üzerinde denemeleri, CIA tarafından görevlendirilen bir uzman tarafından “Pandora Projesi” kapsamında araştırılarak ortaya çıkarılmıştır. Bu nedenle günümüz Beyaz Saray çalışanları üzerinde Havana sendromu görülmesi, ilk akla Rusya ve Çin’i getirmiştir. ABD hükümetine yönelik siber casusluk faaliyetlerinin yoğunlaştığı bu dönemde böyle düşünülmesi mümkün olsa da bir ihtimal ülke içi kutuplaşmada aşırı sağcı güvenlik mensuplarının da yapmış olabileceğidir. Amerika’nın, Rusların Ağaçkakan projesine karşı geliştirdikleri silah HAARP olmuştur. HAARP ya da diğer adıyla Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı kapsamında geliştirilen teknoloji, kuzey ve güney kutup bölgesindeki Aurora ışıklarının, düşük frekanslı elektromanyetik dalga yayacak şekilde kontrol edilmesine dayanır. Rusya’nın ve Çin’in Kuzey kutup bölgesindeki askeri tatbikatları, gelecekte olası bir savaşta bu silahı etkisiz kılmayı da hedeflemektedir. Elektromanyetik spektrumlu mikro dalga silahları, popüler kültürde dünya kamuoyuna sunulmuş “ Zombi” insan prototipini yaratabilir.

Biyolojik olarak insan, aynı şekilde davranan ama fenomel bilinci olmayan, duygusuz, emre itaat eden, görevleri yerine getirebilen yaşayan ölü veya biyolojik robot olarak zombi tanımlanabilir. Hawaii Kara büyü inanışlarına göre öldükten sonra yaratılmış zihinsiz (düşünme, akıllı karar verme yetisi olmayan) canlı varlıklardır. Bilinç dışı durumda fenomenal hislerin durduğu, düşünme yetisinin gerçekleşmediği kapalı bir hali anlatır. İnsan beyninde bilinç, limbik alanda bulunan, beyin kabuğu ve beyin talamus bölgesiyle bağlantılıdır. Ameliyat sırasında anestezi ile bayılma durumu, koma gibi derin uyku durumlarını belirtir. Beyinle bağlantılı bilinç -bilinçsizlik durumu, ortaya zombileri çıkarmaktadır. Bir virüsün kan yoluyla beyne taşınarak, beynin limbik bölgesinde talamusa zarar vererek, insanın düşünme, karar verme yeteneğini kaybettirerek bilinçsiz hale dönüşmelerine neden olmaktadır. Zombiye dönüşen insanlar sürü psikolojisi kapsamında sese yönelik hızla hareket ederek, karşı tarafa saldırgan eğilimler içeren davranışlar sergilemektedirler. Bilinci devre dışı bırakan bir virüsle zombiye dönüşen insan, mikro dalga silahları ile istenilen amaca uygun bir ordu gibi kullanılabilir. Nazilerin “ Zombi Ordusu” çalışması geliştirilmiş ama kullanılmamıştır. “ Walking Dead “ dizisi aslında zombi ordusuna referans olmaktadır. Pentagon’un “CONOP 8888 Planı” kapsamında zombi türü üç şekilde ortaya çıkabileceği ileri sürülmüştür. Virüse bağlı enfekte olan patojenik zombiler, laboratuvar ortamında gizli deneyle üretilen zombiler veya dünya dışı yaşam formlarının insan dna’sıyla oynayarak yaratılacağı zombilerdir. Her üç türünde ülke ulusal güvenliği için ciddi bir tehdit olduğu belirtilir.

Pentagon’un planı ancak kitlesel zombi türünü yok etmek zorunda kalarak insan neslinin ciddi oranda azaltacağı düşünülmüştür. Covid-19 virüsü insan beynine zarar verdiği, demans gibi uzun dönemli hafıza kaybı, duyu organlarını devre dışı bıraktığı kişilik bozukluklarına neden olduğu raporlarla ortaya konmuştur. Aşılar konusundaki insanları şüpheye düşüren, aşı ile çiplerin insan vücuduna yerleştirileceğidir. Ancak canlı virüsün, insan beynine yapacağı zarar daha önemlidir. Virüse bağlı enfekte olunarak patojenik zombi de istenirse aşılarla yaratılabilir. Virüsün beyin üzerindeki hasarı, bu riski taşımaktadır. Virüsle birlikte mikro dalga silahları kitleleri birbirlerini yok ederek bir ülke nüfusunu tamamen ortadan kaldıracak savaş planı olarak değerlendirilebilir. Aşı milliyetçiliğinin önem kazanması nedenlerinden biri de bu tehdittir. Savunma amaçlı fark edilmeyen elektromanyetik mikro dalga silahlarına karşı insanlar, stratejik binalar (yönetim binaları, konsolosluklar, askeri tesisler) ve şehirler korunabilir mi? Elektromanyetik kalkanlama malzemeleri, iyi elektrik iletkenliğine sahip (dalgaların malzemeye nüfuzunu minimize etmek için) ve yüksek manyetik geçirgen (manyetik enerjiyi ısıya çevirmek için ) olarak savunma alanında kullanılabilmektedir. Kompozit malzemeler, elektro-iletken boyalar, iletken polimerler, iletken tekstil malzemeleri (kumaşlar etek, ceket astarlığı, perde, cibinlik, iç giyim, koruma çantası, çadır gibi) kalkanlamada büyük fayda sağlamaktadır. Bireysel olarak insanların günlük kullanabileceği ekipmanlar yaratılmıştır.

Türkiye’de Müzik alanında öğretim görevlisi olan Hakan Yedican, frekanslar konusunda tanınmış bir isim olarak sürekli sosyal medya üzerinden seminerler vermektedir. İnsanın vücudundaki frekansı düzenleyebilecek giydirilebilir teknolojik ürünleri kullandığını belirtmiştir. İnsan duygu durumunu sürekli düzenleyen ve bu tarz saldırılardan koruyan “Healy marka” ürünler bunlardan biridir. Siyasi ve askeri stratejik konumdaki bireylerin bu tarz saldırılara karşı korunması için, yabancı menşeili ürünleri örnek alarak kendi yerli marka ürünleri üretip kullanmalıyız. Askeri, istihbarat ve güvenlik alanında çalışan operasyonlardaki personele konuları anlatarak bilinçlenmelerini sağlamak ve ürünleri kullanmaları teşvik edilmelidir.